Schneider Electric Web Sitesine Hoş Geldiniz

Web sitemize hoş geldiniz.

Konumunuzu seçin

Welcome the the Schneider Electric French website. It looks like you are located in the United States, would you like to change your location?

Traduisez en francais

Fatoş Karahasan YouTube

Schneider Electric Soru-Cevap Çalışması

1. Çalışanların için ne yaptın?

Gelişen trendler ve vizyonumuz doğrultusunda 15 yıl önce, “verimlilik ve sürdürülebilirlik için enerji, otomasyon ve dijital çözümler sağlamak” olarak tanımladığımız misyonumuz ile enerji yönetimi ve otomasyonu alanında 100'den fazla ülkede her gün yenilikler yaratmaya odaklanan 137 bin çalışanıyla faaliyet gösteren Schneider Electric olarak, global firma kimliğimiz ve 180 yılı aşkın tecrübemizle enerjinin güvenli, güvenilir, verimli ve çevreci bir şekilde yönetilmesinde aktif rol oynuyor, endüstriyelleşme, şehirleşme ve dijitalleşme trendlerine paralel olarak dünyada artan enerji ihtiyacına cevap verebilmek amacıyla teknolojik çözümler geliştiriyoruz.

Türkiye'de 1988 yılından bu yana Manisa ve Gebze’de bulunan yeşil bina sertifikalı 2 üretim tesisimiz, bin 200’ün üzerinde çalışanımız, 14 satış ofisimiz ve 200'e yakın yerel iş ortağımız ile faaliyet gösterirken, pazara sunduğumuz akıllı şehirler, loT ve Endüstri 4.0 odaklı enerji verimliliği çözümlerimiz ile ülkemiz enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına 30 yılı aşkın süredir katkıda bulunuyoruz.

Türkiye ekonomisinin gelişimi için yatırım yapmayı ve katma değer üretmeyi kesintisiz sürdüren Schneider Electric olarak, Türkiye’de ürettiğimiz yenilikçi ürünlerimizi 80’i aşkın ülkeye ihraç ediyoruz.Schneider Electric olarak, Covid -19 döneminde çalışanlarımızı çalışma alanlarını seçme konusunda esnek bırakıyoruz. Bu sayede hem uzaktan çalışma alanında kendimizi güçlendiriyoruz hem de gerekli alt yapı ve ihtiyaçları belirliyoruz. Örneğin; şirket hattı ve telefonu olmayan çalışanlarımıza evlerinden şirket dışı iletişimlerini sağlayabilecekleri sanal telefon sistemini sunduk.

COVID-19 sürecinde tüm sanayi bir dönüşüme girdi. İçinde bulunduğumuz yeni koşullar çeviklik, verimlilik ve dayanıklılığın önemini pekiştirdi. Neredeyse tüm sektörler, aynı anda daha fazla kapasite sağlarken maliyeti düşürmeye ihtiyaç duymaya başladılar. Her ikisine de ulaşmak için tek bir çözüm var: Dijitalleşme. Ancak bu bizim için zaten yeni bir şey değil, Schneider Electric olarak dijital dönüşümümüzü çok daha önce başlatmıştık, bu da bize kriz sürecinde önemli bir avantaj sağladı.

Bu dönemde dijital araçları daha fazla kullanarak, salgın sonrası dönemde sözkonusu araçların daha iyi kullanılması konusuna alışmış olarak, çalışanlarımızın yüzde 50’sinin ofiste olabildiği bir sisteme geçiyoruz. Diğer yüzde 50 çalışanımız ise uzaktan çalışmaya devam edecek. Bu doğrultuda çalışanlarımız için en güvenli sistemi oluşturabilmek üzere 20 çalışanımızın ofise gelerek çalışmalarına izin verdik.

Bu süreçte uzaktan bağlantı ile çalışma, daha çevik ve daha güvenli çalışma koşulları sağladı. Sosyal uzaklaşma protokollerine uyarak operasyonlarımızı kesintisiz olarak devam ettirebildik. Kriz sırasında birçok firma, operasyonel gecikmelere yol açan sorunlarla karşılaşırken biz bu süreci sorunsuz idare edebildik.

Ayrıca, Schneider Electric olarak, Genel Müdür Yardımcısı veya Müdür odalarının olmadığı bir yapı ile devam edeceğiz. Kişilere ait masalar olmayacak. Masalar ofise çalışanlarımızın ofislere geliş durumlarına göre dönüşümlü olarak kullanılacak.

Öte yandan, Covid-19 hayatımıza girmesiyle birlikte herkesin güvenliğini sağlayabilmemiz için, ofise gelmek veya ofiste çalışmak isteyen Schneider Electric çalışanlarının, çalışacakları günleri belirleyebilecekleri online platformumuz Rezervasyon Uygulaması’nı oluşturduk.

Bu platform üzerinden yukarıda belirttiğimiz 20 kişilik kotayı aşılmasının önüne geçiyoruz veya hasta ya da kronik rahatsızlığı olan çalışanlarımızın ofise gelmemesini sağlıyoruz.

Rezervasyon uygulaması ile ayrıca ofise gelmek zorunda olan arkadaşlarımızın öğle yemeği ve otopark gibi ihtiyaçlarını önceden öğrenip destek oluyoruz.

Bu çalışmaların yanı sıra ofise dönüş kapsamında da çalışanlarımız için ofislerimizde aldığımız önlemler ve hayata geçirdiğimiz uygulamalar da bulunuyor. Öncelikle ofis binasına giriş noktasında çalışanlarımızın ateş ölçümlerini gerçekleştiriyoruz ve asansörlere binecek kişi sayılarını azami 4 kişi olarak belirledik. Asansör içlerinde sosyal mesafenin korunmasına yönelik olarak etiketler yerleştir. Ayrıca, çalışanlarımıza asansör yerine merdiven kullanmalarını tavsiye ediyoruz.

Bina girişinin haricinde, Schneider Electric ofislerinin bulunduğu kata girerken de ayrıca çalışanlarımızın ateşlerini ölçüyoruz, maske, tek kullanımlık masa kâğıdı ve eldiven teslim ediyoruz. Maskelerin günde 2 kez değiştirilmesi için çalışanlarımızı düzenli olarak uyarıyoruz. Bununla birlikte resepsiyon alanımızı pleksi ile koruma altına aldık.

Schneider Electric ofisinde, oturma planlamasını sosyal mesafeyi gözeterek yeşil oklar ile işaretleyerek belirttik. Çalışanlarımız sadece belirlenen etiketli masaları kullanabiliyorlar ve diğer çalışanlarla sosyal mesafeyi korumaya devam ediyorlar. Sosyal mesafeyi korumak ve ofis içinde karşı karşıya gelmemek amacıyla ofis içinde yerler ok işaretleri yerleştirdik ve çalışanlarımız bu okların yönlendirmesiyle saat yönünde hareket ediyorlar. Bu sayede hem sosyal mesafeyi korumuş oluyoruz hem de karşı karşıya gelinmesini engelliyoruz.

Schneider Electric ofislerinde gerçekleştirdiğimiz diğer bir uygulamamız ise ofis katlarında dezenfektan dispenserleri ve tek kullanımlık mendillerin alınabileceği kutular yerleştirmek oldu. Herkesi bu konuda teşvik ediyoruz.

Ofiste çalışmak üzere rezervasyon uygulamamız üzerinden bildirimde bulunan çalışanlarımız, aynı zamanda Schneider Electric olarak çalıştığımız şirketin yemek menüsünden talepte bulunabiliyorlar. İsteyen kendi yemeğini yanında getirebiliyor.

Bu dönemde toplantı odalarının kullanılmaması kararı aldık ve tüm toplantılarımı online platformlarda gerçekleştiriyoruz. Bununla birlikte ofise geri dönülmesi senaryosunu da değerlendirerek, kabloları hayatımızdan kaldırıyoruz ve tüm toplantı odalarımızı kablosuz sistemlere geçiriyoruz. Toplantı odalarımızı dijitalleştirip toplantıların daha efektif ve aktif kullanılmasını sağlayacağız.

Maske ve eldivenlerin kullanıldıktan sonra güvenli bir şekilde imha edilebilmesi için koridorlara özel atık kutuları yerleştirdik.

Sadece ofis çalışanlarımızı değil, sahada yer alan satış ekiplerimizi de düşündük ve onlar için Covid otelleri olarak adlandırabileceğimiz, hijyen anlamında en üst düzeyde hizmet veren oteller ile anlaştık.

Bu zorlu dönemde çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliğinin yanı sıra psikolojik olarak da desteğimizi sürdürdük ve çalışanlarımızın psikolojik ve kişisel gelişimlerine yönelik geliştirdiğimiz dijital araçları daha etkin kullanarak bilinçli farkındalık (mindfulness) konusunda fayda sağladık. Bilinçli farkındalık uygulamalarımız sayesinde çalışanlarımıza; şimdiki anın farkına varmak, stresi azaltmak, mutluluğu arttırmak ve odaklanmak üzerine eğitimler ve destek kaynakları sunduk.

2. Müşterilerin ve tedarikçilerin için ne yaptın?

Yaşanan süreç ciddi bir korku ve şüphe ortamı yarattı yarattı, ancak kriz sırasında en başarılı olan ülkeler, toplumlar ve şirketler en yüksek güven standartlarında çalışanlar oldu. Kriz sırasında birbirimize güvenerek ve süreçleri basitleştirerek birçok ilişkiyi güçlendirdik. Bu süreçten öğrendiklerimiz yeni bir çalışma yöntemi olarak tüm çalışma sistemimiz üzerinde etkili oldu.

Schneider Electric olarak dünyada ve Türkiye’de müşterilerimiz ve iş ortaklarımıza; “dijital dayanıklılık”, “siber açıdan güvenli araçlar ve altyapı” ve “arızaları, onarımları, eğitimleri ve testleri güvenli şekilde desteklemeye ek olarak sunulan uzaktan yönetim olanaklarının yanı sıra 7/24 müşteri desteği ve teknik destek” olanakları ile birlikte yeni projeler yürütmede, uyarlamada veya üretmede yardımcı olmak için iş sürekliliğini desteklemeye odaklanmış durumdayız:

Küresel tedarik zincirimiz, talebe göre şekillenen müşteri çözümleriyle iş birliği yapmaya devam ediyoruz. Tüm üretim tesislerimiz ve dağıtım merkezlerimiz açık ve “alternatif tedarik ve vardiyalı üretim kaynaklarını gerektiği şekilde güvenceye almak için tedarikçilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte çalışma”; “tüm organizasyonlarda nakliye hatlarını destekleme”; “etkilenen tüm küresel envanterleri yeniden dengeleme” ve “yedek parça stoklarını ve teslimatları yönetme” faaliyetlerimize devam ediyoruz.

Bu yeni ortama yönelik dijital araçlar ve yeteneklerle donatılmış çalışanlarımız hizmet vermeye hazır. Uzaktan çalışan tüm ekiplerimiz, güvenli VPN korumasına ve ağ bağlantımıza sahip, şirket tarafından sağlanan bilgisayarları kullanıyor. Öte yandan, iş seyahatlerimizi azaltmış olsak da dijital olarak iletişim kurabilmek için sanal toplantılar ve diğer fırsatları değerlendirerek bağlantıda kalıyoruz. Son 3 ayda 120.000'den fazla müşteri ve iş ortağı ile web seminerlerimizde ve çevrimiçi eğitimlerimizde buluştuk.

Kriz boyunca hizmet vermeye ve hastaneler, ağlar, veri merkezleri, soğuk gıda zinciri gibi kritik altyapıları güvence altına almaya devam ettik.

Yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki iş sürekliliğinin sağlanamaması durumunda; hastanelerde hasta kayıpları yaşanabiliyor. Bu üzücü kayıpların yanı sıra hastane yönetimleri itibar zedelenmesine, maliyetlerde artışa ve iş güvenliği risklerine açık hale geliyor. Hastanelerde 1 saat işin durması, 125 bin Dolar finansal kayba neden oluyor. Son 1 yılda küresel çapta sağlık hizmetleri sunan kurumların %40’ı öngörülmeyen operasyon aksaklığı yaşadı.

Fabrikalarda bu tip duraksamalar; üretim kaybı, iş güvenliği riskleri ve itibarın zedelenmesi gibi sonuçlara yol açabiliyor ve 1 saatte 25 bin Dolar zarar yaratıyor. Endüstriyel alanlarda çıkan yangınların %22’si elektrik donanımlarındaki arızalardan kaynaklanıyor. Bu yangınların %56’sı önleyici bakım çalışmaları ile aslında engellenebilir.

Rafinerilerdeki iş aksaklıklarının %19’u elektrik ve güç sistemlerindeki arızalardan kaynaklanıyor ve işin tamamen durmasına ve üretim kaybına neden oluyor.

Öte yandan, veri merkezlerinde ise veri kaybı kabul edilemez bir durum. İtibar ve para kaybına neden olan böyle bir sürecin şirketlere maliyeti 1 saatte 400 bin Dolar oluyor.

Bu ihtiyaçların öneminin farkında olarak geliştirdiğimiz dijital hizmetlerimizi kullanan müşterilerimiz beklenmeyen kesintilerin, iş kaybının ve artan maliyetlerin önüne geçiyor, emniyetli ve güvenilir bir iş ortamı yaratıyorlar. İşe özel mühendislik çözümleri sunmaları kolaylaşıyor. Makinelerde yüksek performans ve verimlilik elde ediyorlar.

Diğer yandan önleyici bakım özellikle ticari ve kritik binaların tam kapasite ile kullanılmadığı bugünlerde önemli.

Türkiye’de bir önceki soruda belirttiğimiz sistemleri kullandığımız birçok hastane projesi var. Örneğin Mersin Şehir Hastanesi projesinde Orta Gerilim, Alçak gerilim, aydınlatma otomasyonu, mekanik otomasyon, enerji izleme, güvenlik ve kartlı geçiş gibi sistemler tek bir çatı altında Schneider Electric olarak yapıldı.

Makine üreticisi SSN Makina ve makine entegratörü Ekare Kontrol iş birliği ile geliştirilen solunum cihazı projesini EcoStruxure teknolojisi ve uzmanlığı ile destekledik. Bu projenin, mevcut küresel salgın ile birlikte hayati önemi artan solunum cihazlarına olan talebi karşılayarak çözümün bir parçası olması hedefleniyor.

3. Toplum için ne yaptın?

Yaklaşık iki yüzyıllık mirasımız kendini şirketimize ve insanlığın gelişimine adamış kişiler tarafından yazıldı ve bugün 100’den fazla ülkede büyük bir Schneider Electric Ailesi olarak biliyoruz ki; biz birlikte güçlüyüz.

Şimdi ise bu mirası, bu kültürü küresel boyutta oluşturduğumuz acil yardım projeleri ile tüm dünyaya taşıyoruz. Schneider Electric Vakfı, içinden geçmekte olduğumuz bu zorlu ve hassas dönemde, Covid-19 pandemisinden olumsuz etkilenen insanlara benzeri görülmemiş bir destek sunuyor.

Bu doğrultuda Schneider Electric Global Vakfı, Tomorrow Rising adlı oluşturduğu fon ile 60’dan fazla ülkede 460 binden fazla insana ulaşarak, acil yardım projeleri ile bu krizi aşmalarına yardımcı oluyor. Aynı zamanda gençlerin eğtimlerine ve mesleki gelişimlerine katkı sağlıyor. Schneider Türkiye olarak bizler de TOÇEV-Tuvana Okuma İstekli Çocuk Vakfı aracılığı ile ihtiyaç sahibi ailelerin yanında yer aldık ve pandemiden olumsuz etkilenen Türkiye’nin pek çok ilindeki bu ailelere gıda yardım paketlerimizi ulaştırmak üzere harekete geçtik.

Küresel salgının etkileri sürüyor, bizlerin dayanışma ruhu ve çalışmaları da öyle. Gerek finansal kaynaklarını, gerekse zamanlarını gönüllü olarak projemize ayıran ve bu iyileşme sürecine katkı sağlayan tüm arkadaşlarıma, özellikle lokal ve global foundation delegelerimize çok teşekkür ediyorum. Onların bu özverili çalışmaları eminim ki pek çoklarına ilham oluyor ve bizlerin birlik olarak güçlenmemizi sağlıyor.

İnanıyorum ki, bu beraberlik ruhunu yaymaya devam ederek, dayanışma ile bu zor zamanları hep birlikte aşacağız.

4. Gezegen, dünyamız, çevre için ne yaptın?

Schneider Electric olarak gelecek nesillere “Her yerde herkes için daha parlak bir gelecek yaratmak için acil önlemler alarak çözümün bir parçası olacağız.” diye söz verdik. Enerji ve dijitalleşmeye erişimin temel insan hakları olduğu bir gelecek hayali kuruyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu olmak ve etkimizi şeffaflıkla ölçmek konusunda uzun süredir etkin bir şekilde çalışan bir şirketiz.

Schneider Electric CEO’su Jean-Pascal Tricoire’nin bir sözü var: “Bu krizden ders almalıyız. Dijital, esneklik ve güven, gerçek ve sürdürülebilir bir dünya oluşturmak için anahtardır.”

COVID-19 krizi temel sorunları göz önüne çıkardı. Yaşadığımız bu dönemde birincil tehditler ve ikincil konular var. Hem pandemik hem de iklim değişikliği birinci kategoriye ait. İklim değişikliği, neslimizin en büyük sorunu ve önümüzdeki 10 yıl, bu sorunu ele almak için çok önemli olacak. Birlikte CO2 emisyonlarını azaltmalı ve Dünya'nın sıcaklığındaki artışı durdurmalıyız.

Schneider Electric olarak taahhüdümüz, sürdürülebilirlik yolundaki yolculuklarında müşterilerimizin ortağı olmak ve stratejimiz ve amacımızla tamamen uyumlu olarak kendimizi karbon pozitif hale getirmek. Gelecek nesillerin taleplerini karşılayacak düşük karbonlu bir dünyanın ortaya çıkmasını hızlandırmak için cesur önlemleri savunuyoruz.

Dijital ve yenilenebilir enerji gibi iki kritik alanda yaşanabilecek kesinti, enerji modelimizi yeniden düşünmemize ve gezegenimizin geleceğini korumamıza yardımcı olabilir. Schneider Electric olarak, bu teknolojileri bina, endüstri, altyapı, BT ve şehirler için verimliliği ve sürdürülebilirliği artıran bir dünyaya ilerletmek için birleştiriyoruz.

Eğer dünya 2030'a kadar Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşacaksa, bu hızlanmayı şimdi gerçekleştirmeliyiz ve kimseyi geride bırakmamalıyız. Schneider Electric olarak, 2019'da yeni 1.5 ° C Bilim Tabanlı Hedefler çağrısına cevap verdik ve karbon nötr hedefimizi beş yıl hızlandırırken, karbon sonrası ekonomi için de yol haritası oluşturduk.

2025 yılına kadar genişletilmiş ekosistemimizdeki 2030 karbon nötrlüğümüzü hızlandırmanın yanı sıra, 2030'a kadar net sıfır operasyonel emisyonları ve 2050'ye kadar net sıfır tedarik zincirini taahhüt ediyoruz. Ancak daha da ileri gitmeliyiz. Bu nedenle, iş ortaklarımızı ve müşterilerimizi bireysel sürdürülebilirlik yolculuklarında destekliyor ve benzer şekilde düşünen satıcılar ve tedarikçilerle birlikte çalışıyoruz. Karbon emisyonlarını azaltmak ve sıcaklık yükselişini 1,5 ° C ile sınırlamak, yoksulluğu sona erdirmek ve eşit haklar sağlamak için kamu ve özel sektör üyeleriyle birlikte çalışıyoruz. Yerel toplulukların bir parçası olan şirketler olarak hepimiz çok önemli bir rol oynuyoruz.

2019 yılında, şimdiki ve gelecekteki 100 milyon insana fayda sağlayan 50'den fazla mevcut girişime toplam 1 milyar USD'nin üzerinde toplam yatırım yapmak için 34 uluslararası şirketle güçlermizi birleştirerek Kapsayıcı Büyüme için İşbirliği (B4IG) koalisyonu ile ortaklık kurduk. 2020 yılında, koronavirüs pandemisi ile karşı karşıya olduğumuz çevreleri desteklemek için Yarın Yükselen Fonu başlattık.

Bu, sürdürülebilirlik konusundaki 20 yıllık katılım ve yenilikle inşa ettiğimiz ivmenin bir parçası. Schneider Electric'i, herkesin enerji ve kaynaklardan en iyi şekilde yararlanmasını sağlayacak şekilde konumlandırdık. Teknolojilerimiz büyüme, herkes için enerjiye erişim ve gezegenimiz için karbonsuz bir gelecek arasında uzlaşma sağlıyor. Küresel sorunların çözümlerine katkıda bulunmada eşsiz bir rol oynuyoruz. Ekonomik aktörlerden daha fazla bir şekilde, sorunlar için fikir, beceri ve teknoloji getiriyoruz ve bunları ölçeklendirerek dağıtıyoruz. Çalışanlarımız ve iş ortaklarımız, getirdiğimiz fikir, beceri ve teknolojileri dünyanın dört bir yanındaki yerel topluluklara hizmet ederek yakından şahit oluyor.

Schneider Electric olarak şirketlerin olumlu bir etki yapabileceğine ve toplumsal ilerlemeye katkıda bulunabileceğine inanıyoruz. Herkesin her yerde ve her an enerji ve kaynaklardan en iyi şekilde yararlanmasını sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik için dijital çözümlere öncülük ediyoruz. Kârlı olma görevimizin yanı sıra, enerji ve dijital araçların herkese açık olduğu, dayanıklı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme sorumluluğumuz da var. İyi ve güvenli bir yaşam, eğitim ve ekonomiye erişim gibi temel insan hakları bu sorumluluklarımız arasında.

Önümüzdeki on yıl için programımız iyilik yapmak ve bunu de iyi bir şekilde yapmak.

5. Ne yapmayı sürdüreceksin?

Biliyoruz ki bu son krizimiz olmayacak. Sağlık, politika veya felaketlerden kaynaklı birçok sorunla karşılaşma ihtimalimiz hep var. Bunların üstesinden gelmek için esnekliği artırmamız gerekiyor. Tesislerimizde üç faktöre odaklanıyoruz; bağlantı, öngörülebilirlik ve önlenebilirlik. Bağlantı ile izleme yeteneği geliyor. Daha sonra, operatörler yazılım ve analitik kullanarak bir kesinti yaşanmadan önce düzeltmek üzere gelecekteki sorunları tahmin edebiliyor.

Ancak bir kurulumun sağlamlığı, bir tesisteki en zayıf nokta kadar yüksektir. Her şirket şebekeye erişim, güç dağıtımı, bina yönetimi, BT yönetimi ve süreç yönetimini içeren bir değer zincirinin birleşimidir. Bu bağlantıların herhangi birinde bir kopukluk esnekliği zayıflatacaktır. Bu nedenle, tüm zincir boyunca, otomasyon uygulanmalıd. Otomasyon ile sorunlar, insan müdahalesi olmadan yerel düzeyde çözülebilir. Önümüzdeki süreçte sorun yaşamamak adına bu alanlara yönelik çalışmalarımız devam ediyor.

100’ü aşkın ülkede faaliyet gösteren Schneider Electric, bir yandan enerji yönetimi ve otomasyonun dijital dönüşümünde öncü rol üstlenirken bir yandan da sürdürülebilirlik alanında iş dünyasına liderlik ediyor. Yaşanan kriz, temel tehditlerle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha fark etmemizi sağladı. Artık hepimiz sürdürülebilir bir dünyaya duyulan ihtiyacın daha fazla farkındayız. COVID-19 temel bilgileri değiştirmedi, ancak çeviklik ve adaptasyon ihtiyacını vurguladı. Baskı altındaki bir ekonomide, parçalanmış bir dünyada, bu bir farkındalık, verimlilik ve sürdürülebilirlik çağrısıdır.

Sürdürülebilirliği stratejik bir araç olarak görmek yerine, işin kendisi olarak ele alıyoruz. Bugün 2,3 milyar insan enerjiye kesintisiz erişime sahip değil. Bununla birlikte 2050 yılı itibariyle enerji tüketiminin %50 artması bekleniyor. Bu paradoksu teknoloji ile çözebileceğine inanan bir şirket olarak uzun süredir büyük bir adanmışlıkla gezegenimiz için teknoloji yaratma ve bunları yaygınlaştırma çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Bugün bir yandan EcoStruxure gibi verimlilik, sürdürülebilirlik ve kârlılık yaratan teknolojilerimizi iş dünyasına sunarken bir yandan da COP25 gibi pek çok uluslararası çapta saygın platformda iklim değişikliğiyle mücadele için çalışıyoruz. Bir diğer deyişle; her gün yenilikler geliştirmek ve bunlarla çözümün bir parçası olmak için çalışan 137 bin kişilik, güçlü bir grubuz.

Bununla birlikte geçtiğimiz mart ayında Schneider Electric olarak, 2018 - 2020 arasındaki iddialı sürdürülebilirlik taahhütlerimiz konusundaki ilerlemeyi ölçen Schneider Sürdürülebilirlik Etkisi'nden 21 gösterge sonuçlarını açıkladık. Yılın her çeyreğinde yayınlanan bu ölçek, COP 21 taahhütleri ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri doğrultusunda hazırlandı. Bağımsız bir denetçi tarafından onaylanan Schneider Sürdürülebilirlik Etkisi kapsamında şirket, 2019 yılı sonunda 10 üzerinden 7 puan alma hedefini, 7,77 puanla aştı.

Şu anda iki yıl önce verdiğimiz sözlerin meyvelerini topluyoruz. Schneider Sürdürülebilirlik Etkisi; İklim, Döngüsel Ekonomi, Sağlık ve Eşitlik, Etik ve Gelişim gibi farklı ve kompleks konularda daha sürdürülebilir bir dünya için hızlı ve yenilikçi değişimlerin mümkün olduğunu gösteriyor. Dünyanın her yerindeki ekiplerimizin ve iş ortaklarımızın ortak hedefimize katkıda bulunmak konusundaki bağlılığı mutluluk verici.
<script> $(document).ready(function() { $('head').append('<meta name="apple-itunes-app" content="app-id=714825126">'); }); </script>
<!-- Start SmartBanner configuration --> <meta name="smartbanner:title" content="mySchneider"> <meta name="smartbanner:author" content="Schneider Electric SA"> <meta name="smartbanner:price" content="Ücretsiz"> <meta name="smartbanner:price-suffix-apple" content=" - On the App Store"> <meta name="smartbanner:price-suffix-google" content=" - Google Play"> <meta name="smartbanner:icon-apple" content="//lh3.googleusercontent.com/lAVirntKlp63vbntUZvOkMvZI8fE4rIoA5Lwif9M09VxzFhcWE21sTDYqJqOqIPqg4m4=w300-rw"> <meta name="smartbanner:icon-google" content="//lh3.googleusercontent.com/lAVirntKlp63vbntUZvOkMvZI8fE4rIoA5Lwif9M09VxzFhcWE21sTDYqJqOqIPqg4m4=w300-rw"> <meta name="smartbanner:button" content="Görüntüle"> <meta name="smartbanner:button-url-apple" content="http://m.onelink.me/e5bff3e5"> <meta name="smartbanner:button-url-google" content="https://app.appsflyer.com/com.schneider.qrcode.tocase?pid=Web&c=Smart_app_bannerTR"> <meta name="smartbanner:enabled-platforms" content="android"> <!-- End SmartBanner configuration --> <link rel="stylesheet" href="[PublicationUrl]/assets-re1/css/smartbanner.min.css" /> <script type="text/javascript" src="[PublicationUrl]/assets-re1/js/smartbanner.min.js"></script>
Tarayıcınız güncel değil ve bilinen güvenlik sorunları var. Ayrıca bu web sitesinin veya diğer web sitelerinin tüm özelliklerini görüntülemeyebilir. Bu web sitesinin tüm özelliklerine erişmek için lütfen tarayıcınızı yükseltin. En iyi işlevsellik için Google Chrome, Mozilla Firefox veya Microsoft Edge için en son sürüm önerilir.

Destek

Sorunuz mu var veya yardıma mı ihtiyacınız var? Size yardım etmek için buradayız!